Toz metalurjisi, Çin'in imalat endüstrisinin dönüşümünü ve yükseltilmesini teşvik etmede önemli bir rol oynayan yeni malzeme alanının önemli bir parçasıdır. Eşsiz süreç avantajları ile toz metalurji teknolojisi, çeşitli karmaşık koşullarda farklı müşterilerin farklı ihtiyaçlarını karşılayarak malzeme performans optimizasyonunu sağlar.
Son yıllarda mikroiğnelerin kullanıldığı ilaç dağıtım sistemlerinde önemli ilerlemeler kaydedildi. Araştırmacılar, cilde ve tümör mikro ortamına derinlemesine nüfuz etmek için kendinden tahrikli bir mekanizma kullanan bir roket mikroiğneli ilaç dağıtım sistemi geliştirdiler. Bu makale, mezogözenekli silika nanopartiküllerinden ve diğer malzemelerden yapılmış roket mikroiğnelerinin, bir tür cilt kanseri olan melanomun tedavisinde kullanımını tartışmaktadır.
Mesane kanseri, özellikle kas invaziv olmayan mesane kanseri (NMIBC), üriner sistemin en sık görülen malign tümörüdür. Her ne kadar platin bazlı kemoterapi birinci basamak tedavi olarak önemli klinik etkinlik göstermiş olsa da, lenfovasküler invazyonu (LVI) olan hastalarda terapötik etkisi hala sınırlıdır. LVI oluşumu, yalnızca ilaç dağıtımını engellemekle kalmayıp aynı zamanda tümör hücrelerini kemoterapinin neden olduğu hücre ölümü ve bağışıklık saldırısından koruyan trombositlerle yakından ilişkilidir.
Trehaloz dimikolat (TDM) yüklü mezogözenekli silika nanopartiküllerini (MSN) kullanan yeni bir çalışma, nanopartikülleri WRN nükleaz ile birleştirmenin anti-tümör etkilerini arttırma konusunda ümit verici olduğunu göstermiştir. Araştırma yakın zamanda 29 Ağustos 2024'te Advanced Science'da yayınlandı.
Oksit tozlarının hazırlanmasında spesifik yüzey alanı, tozun performansını ve uygulamasını doğrudan etkileyen çok önemli bir göstergedir. Ancak spesifik yüzey alanı pek çok faktörden etkilenir; bunlardan en önemlisi hazırlama yöntemidir. Farklı hazırlama yöntemleri, toz parçacıklarının boyutu, şekli ve gözenekliliğinde farklılıklara yol açabilir ve bu da toz parçacıklarının spesifik yüzey alanını etkileyebilir. Bu nedenle bir hazırlama yöntemi seçerken, spesifik uygulama gereksinimlerine göre uygun prosesin seçilmesi gerekmektedir.
Demir oksit nanopartikülleri, benzersiz manyetik özelliklerinden dolayı tıbbi uygulamalarda kullanımları için kapsamlı olarak araştırılmaktadır. Ancak inorganik nanopartiküllerin kullanımıyla ilgili en büyük endişelerden biri bunların potansiyel biyotoksisitesidir. İnorganik nanopartiküller, in vivo uygulamalarına potansiyel bir tehdit oluşturabilecek yavaş bir temizleme kinetiğine sahiptir. Nanopartiküllerin vücuttan temizlenmesi büyük ölçüde boyut ve şekillerinden ziyade yüzeyin fizikokimyasal özelliklerine bağlıdır.